dinsdag 30 november 2010

Bir Mim...Bir Kitap...

Sevgili atolyenott.blogspot.com/ incelik gosterip beni mimlemis, bende bu mimleme isini pek sevmesemde konu kitaplar olunca seve seve katilmak istedim..Oncelikle ilgisi icin tesekkur ediyorum sevgili atolye nott´a..Bu mim´in konusu ise soyle; ``Kitapliginizin karsisina gecin. Gozlerinizi kapatin. Derin bir nefes alin. Elinizi kitaplarin uzerinde gezdirin ve birini secin. Simdi gozlerinizi acin. Bir kitap secmis durumundasiniz. O kitabi satin aldiginiz (yada hediye gelmiste olabilir) ani hatirlamaya calisin. Ilk kez okudugunuzda neler dusunmustunuz, hatirlayin. Simdi sayfalari soyle hizlica bir dolanin ki, kitabin kokusu burnunuza gelsin. Evet, ne guzel bir koku bu! 55. sayfayi bulun. Sayfayi tekrar okuyun. Sayfadan bir paragraf secin ve mim konusu olarak bunu blog sayfaniza yazin. Daha sonra sizde arkadaslarinizdan uc tanesine cevaplamalari icin gonderin.``
Evet...suan elimdeki kitap Mehmet CORAL´in Alacati´da ASK...
Saniyorum bu kitabi gecen yaz Alacati´daki kitapciya gittigimde kapinin onundeki kalabaliga goz atinca gormus ve Mehmet CORAL´in imza gunu oldugunu ogrendigimde almistim, Bir Alacati Asigi ben! bu kitabi almazsam olmazdi diye dusunmustum, kitap kendisi tarafindan bana imzalandi ve o sayede de tanistik, okul yillarinda Amsterdam´da yasamis oldugunu ve guzel hikayelerini dinlemistik esimle kendisinden, benim Alacati´yi ne kadar sevdigimi, onunda Amsterdam´i sevdigini konusmustuk. Kitap okurken bende o hikayede yasiyormus gibi hissederim, hatta zaman zaman okudugum kitaplari tekrar okuma gibi bir aliskanligimda vardir. Kitabin 55. sayfasindan bir bolum..
Kim bilir nasil bakiyordum ona. Birden bir utanc duygusu kaplamisti icimi. Ilk seferkinden daha beceriksiz bir sekilde uzun kollu sweet shirt´umun altinda saatimi ariyordum. `` Ah...Sey... Tabii...Ne munasebet...Rica ederim... Iste tamam...Saat tam 8.32...``
Baska bir sey soylememe izin vermeden, ``Elifi elifine...`` diyor gulerek.
Sonrada donuyor ve cevik adimlarla Sheraton´in denize uzanan iskelesine dogru yuruyup gidiyor. Bir sure sonra duraklayip, tekrar bana donuyor:
``Imbat...``
Bana dogru bagirirken, eliyle denizden esen ruzgari isaret eder gibi yapiyor.
``Ismim bu...``

Bende bu mimi pek cok blog yazari tarafindan yazildigi icin ve mim isini sevip sevmediklerini bilemedigim icin sadece sevgili arkadasim Ilknur´a  keremim.blogspot.com/ gonderiyorum..

2 opmerkingen:

ilknur zei

Ne güzel anlatmışsın canım benim. Eve gidince bende bi deneyeyim bakalım...

ALACATI zei

Sagol canim, benim cok fazla Turkce kitabim yok burada(malum Turkce pek fazla konusmadigimiz icin, yada Turkce kitaplarin Hollandacaya cevrilmis olanlarini buradan aliyorum bende) aralarindan bu cikti, guzel bir tesaduf oldu.. hem Alacati, hem
Ask..hemde Turkce bir kitap..sende bi dene bakalim...optum canim..