..............................................................................................................................................................................................................Guzel bir tatilden sonra bir okadar da guzel 55 saatlik gemi yolculugumuzdan sonra arabayla Italya-Avusturya-Almanya-Hollanda istikametinden evimize yorgun ama guzel anilarla donduk..Yolculugumuzda hos dostluklar kurduk, canli muzik diger ulkeden gelen insanlari hemen kaynastirdi. Resimdeki seker Italyan ciftle tanistim, 66 li yaslarda olan bu cift muhtesem dans ediyorlardi. Bayan dayanamayip ben onlara hayranlikla bakarken beni kaldirdi ve esiyle dans etmemi istedi, esiyle guzel bir tango yaptik sonrada kendisiyle cha cha cha muzikleriyle dans ettik. Tabi bende ona Turk muziklerinde eslik ettim. Kendilerinin Turkiye´ye dorduncu gelisleri imis, Benzin fiyatlarinin cok yuksek oldugunu soyledi, ee haksizda degil Avrupa ulkeleriyle yaris ediyor gibi fiyatlar...Uc haftalik Alacati tatilimiz superdi, benim gunesten ve sicaktan gozumun alerji olmasini ve sesimin kisilmasini saymazsak tabi..Bu sene biraz hayal kirikligina ugratti Alacati beni, sokaklarin pisligi, hic kimsenin kapisinin onunu bile supurme nezaketinde bulunmamasi, her tarz insanin sokaklarda sebepsizce dolasmasi kalite adina tezat bir izlenim birakti bende. Ama ben evlerle ve denizle ilgilendigim icin diger faktorleri gormemezlikten geldim. Umarim seneye daha guzel bir Alacati bekler bizi..
Sevgili arkadasim Ilknur´un oglunun Ankara´daki sunnet dugunune katilmam, uzun zamandir Amerika´da olan kizkardesiyle tekrar gorusmem, aile ziyaretleri, gece 3 de uc hafta boyunca Alacati´da yedigim
tatlilar, sivrisinekler, cocuklarla topladigimiz denizkabuklari,...................................................

.............................................................................................................................................................................................................................haslanmis .misir, aksamlari Alacati sokaklarinda ayaklarimizin altindan gecen kurbaga ve kirpiyi, Kose Kahvede ictigimiz kahveyi, kahvaltidan sonra Furun´da yediklerimizi, bahceden yedigim organik sebze, meyva´yi, alisveris merkezlerini, kahveye ihanet edip ictigim caylari, orada biraktigim esyalarimi, hatiralarimi simdiden ozluyorum...Dolu dolu gecen ruya gibi bir tatile de cok tesekkur ediyorum...















































Geen opmerkingen:
Een reactie posten